- Yeşil Büyüme Haftalık Bülten
- Posts
- Yeşil Büyüme Haftalık Bülten - 194
Yeşil Büyüme Haftalık Bülten - 194
Sürdürülebilirlik raporlamasında sadeleşme tartışmaları, yenilenebilir enerji iddiaları ve ESG’ye yönelik yatırımcı yaklaşımındaki dönüşüm: Kurumsal iklim ve şeffaflık gündeminde yeni bir denge arayışı.
Bu hafta gerçekleşen gelişmelerden sizler için derleyerek oluşturduğumuz başlıca analiz konuları şu şekilde;
Yatırımcıların ESG’ye Bakışı Değişiyor: İdeallerden Risk Yönetimine
Microsoft %100 Yenilenebilir Elektrik Hedefine Ulaştı
Avrupa Merkez Bankası ESRS’yi Eleştirdi
ÖNE ÇIKAN KONU
Yatırımcıların ESG’ye Bakışı Değişiyor: İdeallerden Risk Yönetimine

ESG yatırımı son beş yılda büyük bir dönüşüm geçirdi. Bir dönem özellikle genç yatırımcıların öncülük ettiği “değer odaklı yatırım devrimi” olarak sunulan yaklaşım, bugün daha temkinli ve risk merkezli bir çerçeveye evrilmiş durumda.
Harvard Business Review’da yayımlanan ve David Larcker, Brian Tayan ve Amit Seru imzasını taşıyan yeni araştırma, bu değişimi verilerle ortaya koyuyor. 2022’den bu yana her yıl ABD’li bireysel yatırımcılar ve büyük kurumsal varlık yöneticileriyle yapılan anketlerin sonuçları, ESG heyecanının kaybolmadığını; ancak önemli ölçüde “yakınsadığını” gösteriyor.
İlk Yıllar: Kuşaklar Arasında Keskin Bir Ayrım
2022’de yapılan ilk ankette tablo netti:
Genç yatırımcıların yaklaşık %70’i iklim risklerinden yüksek düzeyde endişe duyduğunu belirtmişti.
Aynı oran yaşlı yatırımcılarda %35 civarındaydı.
Benzer farklar sosyal konular (çeşitlilik, gelir eşitsizliği) ve yönetişim başlıklarında da görülüyordu.
Daha çarpıcı olan ise “bedel ödeme isteği”ydi. Genç yatırımcıların medyanı, çevresel ya da sosyal fayda sağlanması karşılığında yatırım getirilerinde %6–10 arası kaybı kabul edebileceğini söylüyordu. 250 bin doların üzerinde varlığa sahip genç yatırımcılarda bu oran çift hanelere çıkıyordu.
O dönem bu veriler, kalıcı bir kuşak değişimi olarak yorumlanmıştı.
2025: Fark Kapanıyor
Ancak 2025’e gelindiğinde tablo belirgin şekilde değişti.
Çevresel ve sosyal konularda yüksek endişe beyan eden genç yatırımcı oranı %45’e geriledi.
Yaşlı yatırımcılarda bu oran %38.
Yönetişim başlığında fark istatistiksel olarak neredeyse anlamsız bir seviyede.
Getiriden feragat etme isteği de ciddi biçimde azalmış durumda. Genç yatırımcıların medyanı artık yaklaşık %4’lük bir fedakârlığa razı. Yaşlı yatırımcılarda bu oran %3. Aradaki fark neredeyse kapanmış durumda.
Ayrıca fon yöneticilerinin şirketler üzerinde ESG temelli aktivizm yürütmesini destekleyen genç yatırımcı oranı da üçte bire gerilemiş durumda; burada da oran yaşlı yatırımcılarla benzer.
ESG Bir “Lüks” mü?
Peki bu dönüşümün arkasında ne var?
Çalışmaya göre sebep ekonomik: ESG, birçok bireysel yatırımcı için bir “lüks”.
Piyasa beklentileri güçlü, ekonomik koşullar istikrarlı olduğunda yatırımcılar uzun vadeli ve yaygın faydalar üreten ESG hedeflerine daha fazla destek verebiliyor. Ancak enflasyon, volatilite ve büyüme kaygıları arttığında öncelik kişisel finansal getiriye kayıyor.
Bu durum elbette yatırımcıların değerlerinden vazgeçtiği anlamına gelmiyor; ancak beyan edilen tercihler ile “gerçekten ödeme isteği” arasında ciddi bir fark olduğunu gösteriyor.
İlginç bir ayrıntı da şu: Sosyal konulara destek 2023’te düşmeye başlamış, çevresel konular (özellikle iklim) daha dayanıklı kalmış. Çevresel desteğin anlamlı gerilemesi ise ancak 2025’te görülüyor.
Kurumsal Yatırımcılar: Baştan Beri Risk Odaklı
Kurumsal yatırımcı anketleri ise daha istikrarlı bir tablo çiziyor.
Büyük varlık sahiplerinin ve yöneticilerinin yaklaşık dörtte üçü ESG faktörlerini yatırım kararlarına dahil ediyor. Ancak motivasyonları değer temelli değil; büyük ölçüde risk temelli.
Yönetişim faktörleri “olmazsa olmaz” olarak görülüyor.
Çevresel faktörler çoğunlukla iklim riskine indirgenmiş durumda.
Sosyal faktörlerin etkisi sınırlı; veri güvenliği ve mahremiyet istisna oluşturuyor.
En kritik nokta ise şu: ESG genellikle asimetrik bir filtre olarak kullanılıyor. Zayıf ESG performansı güçlü finansalları gölgede bırakabiliyor; ancak güçlü ESG performansı zayıf finansalları telafi etmiyor.
Bu yaklaşım yıllardır değişmemiş durumda. Bugün bireysel yatırımcıların geldiği nokta da kurumsal yatırımcıların duruşuna daha çok benziyor.
Yeni Denge: İdealizmden Pragmatisme
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, ESG’nin sona erdiğini göstermiyor. Ancak “her geçen yıl artan talep” varsayımının geçerliliğini yitirdiğini açıkça ortaya koyuyor.
Yeni dengede:
ESG, somut ve ölçülebilir risklerle ilişkilendirildiği ölçüde değer görüyor.
İklim riski bu çerçeveye uyuyor.
Geniş sosyal gündem başlıkları aynı dayanıklılığı göstermiyor.
Şirketler ve varlık yöneticileri için mesaj net: Yatırımcıların “ahlaki motivasyonuna” yaslanan ESG stratejileri kırılgan. Risk yönetimi, şeffaflık ve net maliyet-fayda dengesi üzerine kurulan yaklaşımlar ise daha kalıcı.
Dört yıllık veri, yatırımcıların ESG’ye sırtını dönmediğini; onu diğer tüm yatırım faktörleri gibi fırsat maliyeti ve ekonomik gerçeklik süzgecinden geçirdiğini gösteriyor. Bu, romantik değil ama daha gerçekçi bir çerçeve sunuyor.
Yapay Zekâ Gündemini Kaçırmak İstemeyenlere
Yapay zekâ baş döndürücü bir hızla hayatımıza giriyor. Ama her yeni gelişme gerçekten önemli mi, hangisi gelip geçici?
ConAI ekibinin hazırladığı ConAI Compass bülteni, bu yeni ekosistemde kurumlar ve profesyoneller için yol gösterici bir pusula sunuyor.
🧭 Her hafta; yapay zekâ dünyasında öne çıkan gelişmeleri süzüyor, kurumlar ve profesyoneller için “bu iş bize ne kazandırır?” sorusuna net cevaplar veriyor.
⚡ Kısa, sade ve doğrudan. Okuyup geçmek değil, anlayıp kullanmak isteyenler için.
👉 ConAI Compass’a ücretsiz abone olun, yapay zekâ gündemini daha akıllı takip edin.
Ücretsiz abonelerimiz için tanımlanan makalelerin sonuna geldiniz.
1000TL karşılığında yıllık premium bülten abonesi olabilir ve bültendeki diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Microsoft %100 Yenilenebilir Hedefine Ulaştı
Microsoft, küresel elektrik tüketimini yenilenebilir kaynaklarla eşleştirdiğini açıkladı. Ancak PPA modeli üzerinden yapılan bu eşleşmenin gerçek zamanlı enerji kullanımıyla ne kadar örtüştüğü tartışılmaya devam ediyor. (Devamı)Avrupa Merkez Bankası ESRS’yi Eleştirdi
Avrupa Merkez Bankası, revize edilen ESRS’nin yatırımcılar için veri kalitesini ve karşılaştırılabilirliği zayıflatabileceği görüşünde. Kalıcı muafiyetler ve uzun geçiş süreleri, özellikle finans sektörü açısından risk yaratıyor. (Devamı)
Yeşil Büyüme ile Görünürlüğünüzü Artırın
Yeşil Büyüme olarak bugüne kadar 50.000’den fazla profesyonele ulaştık; binlerce kişi tarafından takip edilen bültenler, podcast bölümleri, LinkedIn içerikleri ve webinarlarla sürdürülebilirliğin iletişim gücünü birlikte inşa ettik.
Ekosistemimiz:
8.500+ bülten abonesi (ortalama açılış oranı %54)
30.000 LinkedIn takipçisi (ayda 300.000+ organik görüntülenme)
Bu güçlü ekosistemin bir parçası olmak, kurumsal karar vericiler nezdinde daha görünür ve etkili olmak isterseniz bizimle iletişime geçin.
