- Yeşil Büyüme Haftalık Bülten
- Posts
- Yeşil Büyüme Haftalık Bülten - 147
Yeşil Büyüme Haftalık Bülten - 147
EFRAG'ın XBRL Taksonomisi Eğitimleri, GRI İki Standardını Güncelliyor, ESMA Kurallarının Fon Piyasasındaki Etkileri ve daha fazlası...
Merhaba değerli okurumuz!
Bu hafta gerçekleşen gelişmelerden sizler için derleyerek oluşturduğumuz başlıca analiz konuları şu şekilde;
Uluslararası Enerji Ajansı'nın Yeni Elektrik Raporu Yayımlandı
EFRAG'ın XBRL Taksonomisi Eğitimleri
GRI, İki Standardını Güncelliyor
Omnibus Sonrası ESG Raporlamasında Yeni Dönem
Dar Kapsamlı İklim Raporlaması Yeşil Yıkamaya Yol Açabilir
ESMA Kuralları Fon Piyasasında Etkisini Göstermeye Başladı
Fransa, CSRD Raporlama Yükümlülüklerini 4 Yıl Ertelemeye Hazırlanıyor
EĞİTİMLER VE YENİ YAYIMLANAN RAPORLAR
Sürdürülebilirlik Profesyonelleri İçin Yapay Zeka Eğitimi
Yapay zeka sürdürülebilirlik alanını kökten değiştirecek ve bu değişimin geri dönüşü yok. Birkaç basit araçla olağanüstü işler yapabilmek artık mümkün. Üstelik bu araçların kabiliyetlerini bilen ve bilmeyen arasındaki makas da giderek açılıyor.
Yeşil Büyüme ekibi olarak ilk çıktığı andan itibaren bu araçları belirli bir şablon dahilinde kullanıyor, bu sayede hem verimliliğimizi artıyor hem de işlerimizden hiç olmadığı kadar keyif alıyoruz. Daha da önemlisi yapay zekanın yarattığı değer sayesinde zamanımızı boşaltarak sevdiğimiz işlere odaklanabiliyoruz.
İşte tüm bu süreçleri göz önünde bulundurarak, sizin için uygulamalı bir eğitim hazırladık. İlk ikisini çevrimiçi olarak düzenlediğimiz bu eğitimin üçüncüsünü ise fiziki eğitim olarak düzenliyoruz.
📆18 Nisan Cuma 12:00 - 16:00 arasında
📍QNBeyond, Şişli/İSTANBUL
🏷️ 5.000 TL+KDV (Profesyonel Paket üyeleri için 3.000 TL)

Etkinlik destekçimiz apollo’ya teşekkür ederiz.
ÖNE ÇIKAN KONU
Uluslararası Enerji Ajansı'nın Yeni Elektrik Raporu Yayımlandı

Elektriğin nasıl üretildiği ve kullanıldığı, sürdürülebilirliğin en temel konularından biri. Fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ve enerji verimliliğinin artırılması açısından elektrik sektörü kritik önem taşıyor. Bu nedenle, elektrik sektöründeki gelişmeleri ve trendleri yakından takip etmek, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak isteyen kurumlar için vazgeçilmez bir öneme sahip.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), elektrik talebi ve üretimiyle ilgili olarak yaklaşık beş yıldır düzenli tahminler yayımlıyor. Bu haftanın başında paylaşılan en güncel raporda, 2025-2027 yılları arasında dünya genelinde elektrik talebinde yaşanacak büyük artış ve buna yönelik kritik eğilimler ortaya kondu.
Raporun anahtar çıkarımları şöyle:
Küresel elektrik talebinin yıllık yaklaşık %4 büyüyerek toplamda 3500 TWh artması bekleniyor. Bu, her yıl dünyaya yeni bir Japonya'nın elektrik tüketimini eklemekle eşdeğer.
Artan talebin %85’i Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya gibi gelişmekte olan ekonomilerden gelecek. Çin'in elektrik talebinin yıllık ortalama %6, Hindistan’ın ise %6,3 oranında güçlü bir büyüme göstermesi öngörülüyor. Bu bölgelerde ekonomik büyüme, sanayileşme ve klima kullanımı artışı elektrik talebini hızlandırıyor.
İleri ekonomilerde de elektrik talebi, elektrikli araçlar, ısı pompaları, veri merkezleri gibi yeni teknolojilerin yaygınlaşması nedeniyle tekrar yükselişe geçiyor. ABD’nin elektrik talebinin 2027’ye kadar Kaliforniya eyaletinin toplam tüketimine eş bir büyüme göstereceği tahmin ediliyor.
Küresel ölçekte yeni elektrik talebinin tamamı yenilenebilir ve nükleer gibi düşük emisyonlu enerji kaynaklarıyla karşılanacak. Güneş enerjisi, yeni elektrik üretiminin yaklaşık yarısını karşılayarak 2027 yılına kadar dünya elektrik arzının yaklaşık %10'unu oluşturacak. Avrupa Birliği'nde ise güneş enerjisi üretimi kömüre dayalı üretimi şimdiden geçmiş durumda.
Elektrik fiyatlarında dalgalanmalar ve negatif fiyat dönemlerinin artışı, özellikle yenilenebilir enerjinin payının yüksek olduğu bölgelerde sistem esnekliği ihtiyacını artırıyor. Kuzey Avrupa’da yaşanan kısa süreli "Dunkelflaute" olayları (rüzgâr ve güneş üretiminin aynı anda düşmesi) sistemin esnekliğini test ediyor.
Artan aşırı hava olayları (fırtına, kuraklık, sıcak hava dalgaları) elektrik arz güvenliğini tehdit ediyor. Özellikle ABD ve Avustralya gibi ülkelerde büyük çaplı kesintiler yaşandı. Bu durum, enerji depolama çözümleri, esnek üretim kapasitesi ve talep yönetimi gibi önlemlerin önemini ortaya koyuyor.
Elektrik üretiminden kaynaklanan küresel karbon emisyonlarının 2025-2027 döneminde stabil hale gelmesi bekleniyor. Yenilenebilir enerjinin hızlı büyümesi, fosil yakıtların payını azaltarak emisyonların artış hızını frenliyor.
Y🌍RUM: Raporda öne çıkan hızlı talep artışı ve yenilenebilir kaynaklara yönelim, Türkiye için de oldukça güncel bir gündem oluşturuyor. Ekonomik büyüme, sanayileşme ve artan nüfusun yanı sıra, klima kullanımının yaygınlaşması ve elektrikli ulaşımın gelişimi Türkiye’deki elektrik talebini önümüzdeki yıllarda daha da yukarı çekebilir. Raporda vurgulanan küresel trendler, Türkiye’nin gerek fosil yakıta dayalı ithal kaynak bağımlılığını azaltma hedeflerini, gerekse sürdürülebilir kalkınma yaklaşımını destekleyici yönde okunabilir.
Yenilenebilir Kaynakların Payı ve Yatırımlar: Ülkemiz, rüzgâr ve güneş gibi yenilenebilir enerji potansiyelinin yüksek olduğu bir coğrafyada bulunuyor. Son yıllarda devreye alınan rüzgâr ve güneş santralleriyle elektrik üretim portföyümüzdeki yenilenebilir payı istikrarlı biçimde artıyor. “Elektrik Çağı” olarak betimlenen bu dönemde, küresel ölçekte yenilenebilirin payının artması, Türkiye’de de benzer bir ivmeyi teşvik edebilir. Solar PV kurulumlarında yaşanan maliyet düşüşü ve lisanssız üretime yönelik düzenlemeler, Türkiye’nin güneş enerjisi alanında daha hızlı büyümesini sağlayabilir.
Sanayi ve İhracat Perspektifi: Raporun da öngördüğü gibi, imalat sanayi elektrik yoğun sektörlerin başında geliyor ve Türkiye’deki sanayileşme politikaları göz önüne alındığında, bu talep artış trendi önümüzdeki yıllarda da sürebilir. Elektriğin sürdürülebilir kaynaklardan elde edilmesi, Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal) gibi uluslararası düzenlemeler bağlamında Türkiye’nin ihracat rekabetçiliğini korumak için de kritik. SKDM gibi karbon vergisi düzenlemeleri dikkate alındığında, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli bir fırsat sunmakta.
Şebeke Esnekliği ve Arz Güvenliği: Türkiye elektrik şebekesi, Avrupa elektrik şebekesiyle kısmen senkronize olmuş durumda. Artan yenilenebilir enerji payı, bölgesel enterkonneksiyonlardan yararlanma imkânını artırırken, şebekenin esneklik ihtiyaçlarını da ön plana çıkarıyor. Mevsimsel dengesizlikler, aşırı hava olayları veya ani talep yükselişleri gibi durumlara hazırlıklı olmak için enerji depolama projeleri, talep tarafı yönetimi, akıllı şebekeler ve yoğun regülasyon çalışmaları giderek daha kritik hale geliyor. Raporun da işaret ettiği “Dunkelflaute” veya negatif fiyat dönemleri gibi olgular, Türkiye’de de tüketim tarafının daha etkin yönetilmesi ve elektrik piyasasına dair düzenlemelerin geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Finansman ve Politika Desteği: Yüksek kur dalgalanmaları ve genel ekonomik belirsizlikler, yenilenebilir projelerde sermaye maliyetlerini etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye’deki enerji politikalarının öngörülebilir ve istikrarlı olması; özel sektör yatırımlarını çekmek, teknoloji gelişimini hızlandırmak ve yeni kapasiteyi sisteme entegre edebilmek açısından kilit önemde. Lisanslı-lisanssız projelerden YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları) ihalelerine kadar uzanan çerçevede, destek mekanizmalarının uzun vadeli öngörülebilirliği enerji dönüşümünü hızlandıracaktır.
Ücretsiz abonelerimiz için tanımlanan makalelerin sonuna geldiniz.
1000TL karşılığında premium bülten abonesi olabilir ve bültendeki diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
EFRAG, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) için özel geliştirilen XBRL taksonomisini tanıtan bir video eğitim serisi yayımladı. Eğitimlerde, sürdürülebilirlik raporlarının dijital olarak etiketlenmesi, çoklu etiketleme ve tip boyutları gibi teknik konular detaylı şekilde ele alınıyor. (Devamı)
GRI 102 (İklim) ve GRI 103 (Enerji) standartları GSSB tarafından onaylandı; 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek. Yeni standartlar, şirketlerden geçiş planları, karbon kredileri, GHG giderimleri ve değer zinciri enerji kullanımı gibi alanlarda detaylı açıklamalar talep ediyor. (Devamı)
Omnibus Teklifi sonrası bazı düzenlemelerde sadeleşmeye gidilse de şirketlerin %90’ı ESG raporlamasına devam ediyor. Yeni dönemde ESG, uyumun ötesinde yatırımcı güveni ve stratejik iş birlikleri açısından kritik bir araç olarak konumlanıyor. (Devamı)
IPSASB’nin yayımladığı iklim raporlaması taslağı, yalnızca iklimi birincil hedef alan politikaların raporlanmasını öneriyor, bu da yeşil yıkama riskini artırabilir. Peki, kamu politikalarının tüm etkileri şeffaf biçimde raporlanmadan iklimle mücadelede nasıl ilerleme kaydedilebilir? (Devamı)
ESMA’nın sürdürülebilirlik temalı fonlar için getirdiği yeni kurallar, fon isimleri ile yatırım stratejileri arasında sıkı bir uyum zorunluluğu getiriyor. Bu düzenlemeler, kısa vadede uyum maliyetlerini artırsa da uzun vadede daha şeffaf ve güvenilir ESG fonlarının oluşmasına zemin hazırlıyor. (Devamı)
Fransa Senatosu, CSRD kapsamında ikinci, üçüncü ve dördüncü dalga şirketlerin raporlama yükümlülüklerini dört yıl ertelemeyi önerdi. Gerekçeler arasında operasyonel zorluklar, belirsiz düzenlemeler ve Almanya gibi ülkeler karşısında rekabet dezavantajı riski öne çıkıyor. (Devamı)
KEŞFEDİN
Bu hafta gözümüze çarpan diğer haberler
Araştırma yaparken karşımıza çıkan ve bu hafta bültene koymadığımız diğer haberleri sizler için aşağıda derledik.
BİTERKEN
Yeşil Büyüme ile İşbirliği Yapın
Bu hafta da bültenin sonuna geldik. Yeşil Büyüme’nin diğer hizmetlerini aşağıda bulabilirsiniz.
Dinamik Regülasyonlara uyum ve sürdürülebilirlik alanındaki deneyimimizden faydalanmak isterseniz işte Yeşil Büyüme’nin size değer katabileceği alanlar:
Kurumsal Sürdürülebilirlik Eğitimleri - Başta GRI, CSRD ve TSRS raporlama çerçevelerini kapsayan, kurum ve sektöre özel sürdürülebilirlik ve raporlama eğitimleri için irtibata geçin.
Sürdürülebilirlik Raporlaması Danışmanlığı - Şirketinizin sürdürülebilirlik çalışmalarının, risk ve fırsatların üst bakışla raporlara yansıtılması için iletişime geçin.
Sürdürülebilirlik İletişimi- Çoğunluğu yönetici seviyesinde 8000+ abone ve 32.000+ sosyal medya takipçisi ve ~20.000 Websitesi okuyucusuna mesajınızı iletin. Kapsamlı işbirliği paketi için irtibata geçin.