- Yeşil Büyüme Haftalık Bülten
- Posts
- Yeşil Büyüme Haftalık Bülten - 145
Yeşil Büyüme Haftalık Bülten - 145
Sürdürülebilirlik Raporlamasında En İyi Uygulamalar, STK'lar CSRD'nin Basitleştirilmesine Karşı, Doğa Raporlamasının Şirketler için Önemi ve daha fazlası...
Merhaba değerli okurumuz!
Bu hafta gerçekleşen gelişmelerden sizler için derleyerek oluşturduğumuz başlıca analiz konuları şu şekilde;
Sürdürülebilirlik Raporlamasında Öne Çıkan İçgörüler ve En İyi Uygulamalar
TNFD, COP 30 Hazırlıkları Kapsamında Adaptasyon Kampanyası Başlattı
STK'lar CSRD'nin Basitleştirilmesine Karşı Çıkıyor
CSRD Değişse de ESG Şeffaflığı Kaçınılmaz
Şirketler İçin Doğa Raporlaması Neden Önem Kazanıyor?
Şirketler Yenilenebilir Enerjinin Yeni Finansörleri Oluyor
ÖNE ÇIKAN KONU
Sürdürülebilirlik Raporlamasında Öne Çıkan İçgörüler ve En İyi Uygulamalar

Son yıllarda sürdürülebilirlik raporlaması, dünya genelinde artan çevresel ve sosyal sorunlar nedeniyle şirketlerin gündeminde üst sıralara yerleşti. Özellikle Avrupa Birliği'nin hayata geçirdiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD), şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını daha şeffaf, karşılaştırılabilir ve kapsamlı şekilde açıklamalarını hedefliyor. Şubat 2025'ten itibaren yayınlanmaya başlayan ilk CSRD uyumlu raporlar da bu sürecin ilk örnekleri. Bizimde bazen burada mercek altına aldığımız ve ayrıntılı olarak incelediğimiz raporlar, şirketlerin yeni düzenlemelere uyum sağlama sürecinde karşılaştıkları belirsizlikleri ve zorlukları da göstermesi açısından da önemli.
Bu nedenle şirketler, uygulama örneklerinden öğrenmek ve raporlama süreçlerini geliştirmek için bu ilk raporları dikkatle takip ediyorlar. CSRD kapsamında öne çıkan en kritik konuların başında, şirketlerin maddi Etkiler, Riskler ve Fırsatlar (IRO) konusunda ne kadar başarılı oldukları geliyor. Bu bağlamda sürdürülebilirlik raporlamasında öne çıkan içgörüler ve en iyi uygulamaların anlaşılması, şirketler için uyum konusu olmanın ötesinde stratejik bir zorunluluk.
CSRD’nin getirdiği en kritik yeniliklerden biri olan Etkiler, Riskler ve Fırsatlar (IRO) yaklaşımı, sürdürülebilirlik raporlamasının merkezine oturdu. Yapılan araştırmalar, şirketlerin karar alma süreçlerinde en çok ihtiyaç duyduğu bilginin maddi etkiler, riskler ve fırsatlar olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların %54’ü IRO’ları karar verme süreçleri açısından en değerli bilgi olarak görüyor. Ancak 2024 yılında yayınlanan ilk CSRD uyumlu raporların %64'ünde IRO'lardan hiç bahsedilmemiş olması, şirketlerin bu konuda yeterli hazırlığa sahip olmadığını gösteriyor. Sadece raporların %26’sında etkiler, riskler ve fırsatlar kapsamlı bir şekilde ele alınmış durumda.

İncelenen 270 raporun 174’ünde IRO’lardan bahsedilmemiş. (Görsel: Datamaran)
İyi uygulama örnekleri, IRO bildirimlerinin şirketlerin iş stratejileri ve yönetim süreçleriyle güçlü bağlar kurduğunu gösteriyor. Bu doğrultuda etkili bir IRO bildiriminin üç temel unsuru içermesi gerekiyor: neden, olay ve sonuç. Örneğin, “İklim değişikliği, operasyonlarımız için bir risk oluşturuyor” demek yerine, daha güçlü bir ifade şu şekilde olabilir: "Küresel sıcaklık artışı nedeniyle artan ekstrem hava olayları (neden), üretim tesislerimizde operasyon maliyetlerini yükseltiyor (olay) ve olası kesintilere yol açıyor (sonuç)."
Değer zinciri entegrasyonu ve veri boşluklarının giderilmesi ise şirketlerin karşılaştığı en büyük zorluklar arasında yer alıyor. Bu nedenle, şirketlerin raporlamada başarı sağlamaları için tedarikçi ve iş ortaklarını değerlendirme süreçlerine entegre etmeleri gerekiyor. Ayrıca, veri boşluklarının giderilmesi için teknolojinin etkin kullanımı, süreçleri hızlandırıp maliyetleri azaltarak, raporların güvenilirliğini ve doğruluğunu artırmada kritik bir rol oynuyor.
Y🌍RUM: IRO süreçlerinin, sadece raporlama yükümlülükleri yerine getirilsin diye ortaya çıkmış bir kavram değil, hatta raporlamanın bir şirketi IRO’larını belirlemesinde önemli bir motşvasyon unsuru bile olmaması gerekir. Raporlar sebep değil sonuçtur. Dolayısıyla IRO ile ilgili süreçlerini doğru tasarlayıp uygulayan şirketler, sürdürülebilirliği yönetim ve stratejik karar mekanizmalarına entegre ederek, uzun vadeli dayanıklılıklarını artırırma yolunda önemli bir iş yapmış olurlar. Bu nedenle, şirketlerin sadece raporlama odaklı değil, sürdürülebilirlik hedeflerini stratejik karar mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası haline getirecek biçimde hareket etmeleri gerekiyor.
Ücretsiz abonelerimiz için tanımlanan makalelerin sonuna geldiniz.
1000TL karşılığında premium bülten abonesi olabilir ve bültendeki diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Veya Profesyonel Paket abonelerine katılarak bültenlerimize ücretsiz olarak erişebildiğiniz gibi, ek olarak özel hazırladığımız raporlara ulaşabilir ve canlı eğitimlerde %40 indirim sahibi olabilirsiniz.
STK'lar, Omnibus Yasa önerisinin sürdürülebilirlik yasalarını zayıflattığını savunarak Avrupa Parlamentosu’ndan değişiklikleri reddetmesini istiyor. (Devamı)
TNFD, COP30 öncesinde şirketlerin doğa risklerini finansal kararlarına dahil etmesi için bir kampanya başlattı. 500’den fazla şirket ve 129 finans kurumu bu standartları kullanarak doğa ile ilgili raporlama yapmaya başladı. (Devamı)
CSRD değişse de şirketlerin ESG şeffaflığına uyum sağlaması kaçınılmaz. Yatırımcıların ve pazarın artan beklentileri karşısında sürdürülebilirlik raporlamasını ertelemek ne kadar mantıklı?(Devamı)
Şirketler için doğa raporlaması, finansal riskleri azaltmanın ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamanın kritik bir unsuru haline geldi. Doğa kaynaklı riskleri dikkate alan işletmeler, operasyonel aksaklıkları en aza indirirken uzun vadeli rekabet avantajı elde ediyor. (Devamı)
Şirketler, yenilenebilir enerji projelerinin finansmanında giderek daha büyük bir rol oynuyor. Bu yatırımlar, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmayı nasıl kolaylaştırıyor? (Devamı)
KEŞFEDİN
Bu hafta gözümüze çarpan diğer haberler
Araştırma yaparken karşımıza çıkan ve bu hafta bültene koymadığımız diğer haberleri sizler için aşağıda derledik.
AB'nin yeni ESG kuralları yeşil hidrojeni öne çıkarırken, nükleer enerjiyi de kısmen destekliyor.
İklim krizine karşı önlem almak, hiçbir şey yapmamaktan ekonomik olarak çok daha avantajlı.
Karbon fiyatlandırmasının kabul görmesi için ekonomik faydaları açıkça anlatılmalı.
AB'nin yeni karbon piyasası, yüksek maliyetler nedeniyle tartışılıyor.
BİTERKEN
Yeşil Büyüme ile İşbirliği Yapın
Bu hafta da bültenin sonuna geldik. Yeşil Büyüme’nin diğer hizmetlerini aşağıda bulabilirsiniz.
Dinamik Regülasyonlara uyum ve sürdürülebilirlik alanındaki deneyimimizden faydalanmak isterseniz işte Yeşil Büyüme’nin size değer katabileceği alanlar:
Kurumsal Sürdürülebilirlik Eğitimleri - Başta GRI, CSRD ve TSRS raporlama çerçevelerini kapsayan, kurum ve sektöre özel sürdürülebilirlik ve raporlama eğitimleri için irtibata geçin.
Sürdürülebilirlik Raporlaması Danışmanlığı - Şirketinizin sürdürülebilirlik çalışmalarının, risk ve fırsatların üst bakışla raporlara yansıtılması için iletişime geçin.
Sürdürülebilirlik İletişimi- Çoğunluğu yönetici seviyesinde 8000+ abone ve 32.000+ sosyal medya takipçisi ve ~20.000 Websitesi okuyucusuna mesajınızı iletin. Kapsamlı işbirliği paketi için irtibata geçin.